Kenardan Ağrı Güneye Doğru

d8e_8007-9
Hayatımda ilk defa bir haritanın içinde kendimi bu kadar canlı hissediyorum. Ve ilk kez bir coğrafyanın haritasını bu kadar yakından tanımanın mutluluğunu yaşıyorum. Soran olursa da sık sık dile getiriyorum.

Daha bu ülkeye geldiğim yılın sonunda bulunduğum haritasını, kıvrımlarını, yollarını, kasabalarını doğup büyüdüğüm yerlerden daha iyi bildiğimi ve yaşadığımı hissetmeye başlamıştım. Epey tuhaf bir duygu.

d8e_8026-13
Kişisel olarak baktığımda gece yatarken bilincimin son zerreleriyle sabah kalkarken de gözümü açıp bilincime kavuştuğumda konumumu bilmek gibi bir endişe dolanır içimde. Sağımı solumu, kuzeyimi güneyimi bilmek isterim.

Sosyal olarak bakacak olursak da bir yanıyla elbette ki normal; gezmeyi, keşfetmeyi sevmek, bir toprakta yeni olmak yer yer yerlisinden daha çok kazmak, deşmek demek olabiliyor, onlarca yılını geçirdiğin topraklardan daha iyi bilebiliyorsun artık yeni toprakları. Bir diğer yanıyla da her ne kadar ömrünü geçirsen de bazen olduğun yer sana yeterli imkân ve zamanı tanımıyor -ya da sen o zamanı ve imkânın tanınmasını sağlayacak noktada olmuyorsun- o sebeple tebdil-i mekânın nimetlerini kullanıyorsun. İşte biz de bulunduğumuz mekânda ve zamanda bu nimetleri olabildiğince kullanmaya çalışıyoruz ve bundan büyük bir zevk alıyoruz.

Çünkü ne zaman yollara koyulsak girmediğimiz yan sokak, çıkmadığımız tepe, inmediğimiz düzlük, geçmediğimiz yol bizi arkamızdan arkamızdan dürtüyor. O yüzden Ege’nin kıvrımlı kıyılarına benzeyen İrlanda’nın batı bölgelerinin her türlü girintisine çıkıntısına girerek, adalarına çıkarak,  ırmağından atlayarak, çayırlarında geceleyerek gezmeye çalışıyoruz. Dev bir coğrafya değil burası, kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına dağlar kadar farklılıklar da yok. Ama aynı incelikte kumuna ayak bassam da o ayak bastığım yer daha önce bulunmadığım bir yerse benim için yeni ve heyecan verici oluyor.

dsc_2848-3

İşte bulutlar aralanıp da güneş göründüğünde İrlanda’nın gezegenle olan bağına şahitlik ederken bulutlar geri gelip de alçaldığında adada biz bize samimi bir ortamın oluştuğu günlerin birinde beklenmedik şekilde birkaç günlük bir boşluk elde edip biraz da adanın güneyiyle sosyalleşmek istedik. Ve Kerry’ye doğru sürdük atımızı.

In the merry month of August, From our home we started*

türküsünü tutturarak çıktık yola.

Yola çıkmadan çok az önce kabataslak bir plan yapmış olsak da ertesi gün nerede nasıl kalacağımıza nereye gideceğimize karar vermeden yollarda olduğumuz bir geziydi bu. Fırtına vardı hostele gidelim dedik, manzaramız hoşumuza gitti çadırımızı kurduk.

dsc_2887-3
From there I got away, Me spirits never failing
Landed on the quay just as the ship was sailing…

derken derken bir de baktık neredeyse Wild Atlantic Way’in sonunda, ülkenin en güneyindeyiz. Böylece ülkenin en kuzey noktası olan Malin Head’den en güney noktası olan Mizen Head’e kadar gitmiş olduk**.  Dingle’ın, Blasket Adaları’nın fokları, yunusları, balinalarıyla selamlaştık, Ring of Kerry’nin tüm güzel kasabalarından geçtik. Killarney National Park’ı içinde fink attık.

Ee güney nasıldı peki derseniz; daha turistikti diyebiliriz sanırım. Haliyle az daha canlı, biraz daha renkli, biraz daha pahalı. Yukarıda sokağa masa sandalye koyan kafeler neredeyse yokken aşağıda nüfus hafiften sokakları daha hareketli hâle getirmiş. Gerçi, ‘Sanki burası daha mı yağmursuz ne?’ diyecek kadar şanslı birkaç günde ağırlamıştı bizi.

dsc_2745-8

Donegal’den geldiğimizi söyleyince yerli olarak algılanıp yorgunluk verici tekrarlara gerek duymamanın ya da fazladan sohbetler, açıklamalar, yorumlar yapabilmenin mutluluğu hoş bir rahatlık verdi. Yeni yol tabelaları görmek, yeni isimler öğrenmek, başka aksanlar duymak, yeni yerel radyolar dinlemek güzeldi.

Yaz sonu civarı İrlanda’da seyahat ederken yolda Montbretia adı verilen harika turuncu çiçekler arasında ilerlersiniz. Sağlı sollu yol boyu uzanırlarken keyif almamak mümkün değil. Şöyle biraz da güneş ışığı geldiği anda ışıl ışıl bir manzara seyredersiniz. Öyle neredeymiş diye aranacağınız bir çiçek değil, gözden kaçırmazsınız ama Eylül ayı itibarıyla Temmuz’a kadar falan bir daha göremezsiniz. Ayrıca Ağustos sonu böğürtlenler fora olunca böğürtlen molaları olmadan o yolculuk yolculuk sayılmazdı elbette. Böğürtlen çalıları görünce mehteran misali ilerliyoruz.

dsc_2488-3

Sabahın köründe motor, insan sesleri ortama pek karışmadığı sıralarda beyaz popolarını sallayarak zıplaya zıplaya kaçan tavşanların arasında gitmek,  arabayı kenara çektiğinde yanındaki çite konan bir Robinle selamlaşmak, balinasından, yunusuna, fokuna, sabah uyandıran hoşsohbet kuşlarına kadar faunasıyla iç içe ilerlemek bizi eve dönmekten mütemadiyen alıkoysa da farklı köylerden kasabalardan geçip farklı yollara sapa sapa kuzeye döndük.

Wexford’a da gidip dönersek adayı güzelce düğümleyip paket yapmış olacağız. Gps hareketlerimiz bunu gösteriyor.

rainbow

*İlgili şarkı için bkz. Rocky Road to Dublin

** Coğrafi olarak Mizen Head İrlanda’nın en güney noktası değil, hemen yakınlarındaki Brow Head 9 metre ile Mizen’i geçiyor hatta ülke toprakları olarak değerlendirip de adanın adalarıyla beraber sayılınca işler değişiyor. Ama Malin-Mizen rotasında bisikletçiler ve yürüyüşçüler yardım etkinlikleri yapıyorlar ve gidilebilen yol, kuş uçuşu mesafe alınınca en kuzey ve en güney noktalar Malin ve Mizen olarak değerlendirilmiş. Bu şekilde bir gelenek olarak da devam ediyor.
Ayrıca ülkenin ve tüm adanın 1041 metre ile en yüksek noktası olan Carrauntoohil de County Kerry’de bulunuyor.

Fotogunluk #58 – Mussenden Temple

Posted on

d8e_8486-3-1
Kuzey Irlanda topraklarindan Irlanda’nin Inishowen yarimadasina dogru bakiyoruz. Cilgin bir yagmur bulutu Malin Head’e dogru ilerliyor. Biz ise banka oturmus manzarayi seyrediyoruz.

Mussenden Temple, zamaninda duvarlari kitap dolu bir yapiymis. Irlanda’nin rutubeti kitaplara zarar vermesin diye binanin altinda 7/24 somine yanarmis. Bu manzaraya karsi ne kitaplar okunur!

Biraz sonra bulundugumuz yere de yagmur yagmaya basliyor. Yamgurluklarimizin kapüşonlarini basimiza gecirip seyre devam ediyoruz.

Bana Bir İnternet Sitesi Öğretenin #7 – Radiooooo.com – Muzikal Zaman Makinasi

Posted on

Radiooooo.com muzikal bir zaman makinasi. Ben de dun kesfettim. Henuz beta asamasinda ve bence ilgi cekici bir site.

Sitedeki dunya haritasinda sectiginiz ulke ve yila gore o yillarda radyoda calan sarkilari rastgele size getiriyor.

radyooooo

Su an icin;
– Yillar 1900’dan itibaren 10’ar artarak secilebiliyor.
– Sol ust kosede bulunan Slow, Fast ve Weird seceneklerinden sarki turune ufak da olsa etki edebiliyorsunuz.
-Yine sol ustteki Taxi seceneginde bir ulke ve yil listesi yapip zamanda muzikal bir yolculuga cikmak mumkun. Yahut 1920 Turkiyesi’ne gidip cumhuriyet doneminde Turk muziginde kimlerin ruzgarinin estigini kesfedebilirsiniz🙂
-Bu yazinin tarihi itibariyle bazi zaman dilimleri ve ulkelerin sarki listeleri o kadar genis degil, bu nedenle uye olup katkida bulunabilirsiniz.

Karistiralim bakalim daha neler cikacak..

Aydinlik, Gayda ve Ekose Etekler…

Posted on

Aylardan Haziran. Zifiri karanlik gormeyeli neredeyse 1 ay olmus, tamam bi Izlanda bi Norvec degil ama yatiyorum etraf aydinlik, kalkiyorum daha aydinlik.
Arkadas bu hava hic mi kararmiyor? Acaba bu durum fotosentez alemini nasil etkiliyor? Hava kararmadigi icin 24 saat oksijen uretmek bitkiler aleminde nasil karsilaniyor? Ben olsam kendimi istismar ediliyormus gibi hissederdim orasi kesin.

Alarm gece 02:00’de caldi. Odalardan gelen off puff! seslerinden sonra cantalarda son kontroller yapildi ve cabuk bir kahvalti sonrasinda 1 saat surecek ve bizi Fanad Deniz Feneri’ne goturecek olan yolculuga basladik. Saat 04:00’te deniz feneri civarinda mekan secmeye calisiyorduk. Uzerimizdeki bulutlar yogun bir gun trafigi gibi sabit hizla devam ediyor, ufukta ara ara gokyuzu gorunuyordu.

D8E_7565-1

Uykuya dalmadan once bir mesaj; Kuzey Irlanda – Lurgan’daki Pipe Band Championship (Gayda Bandosu Sampiyonasi) etkinligi davetiyesi.. Eh, gune bu kadar erken basladik oraya da gideriz diyerek 2 saatlik uykumuza daldik. Alarm 09:00’da caldi, hava hala aydinlikti. Bu defa hedefimiz Kuzey Irlanda’daki Armagh Gozlem Evi. Bizi davet eden Onur’u da ekibe katip Lurgan’a vardik. Irlanda seruvenimizde su ana kadar gordugum en uzun kaldirim kenarina park etmis araba kuyrugu da buradaydi. Park etrafinda park yeri ararken bandolarin sesleri duyulmaya baslamisti. Farkinda degildim belki ama dakikalar sonra hayatimda hic bu kadar etekli erkegi bir arada gormemistim’den baska bir sey dusunemeyecektim.

pipe-band-championship

Sonra bu dusuncelerimi pipe bandosu sesleri sayesinde duyamamaya baslayacak, kendimi Iskocya cayirlarinda hissedecektim. Tabi bu hissiyatta ikide bir kafama koluma o an masum gorunen ancak etkisi bir ay suren isiriklar konduran kahrolasi midge’lerin de etkisi buyuktu.

Coluk cocuk, genc yasli, cumbur cemaat etek giymis. Ben ilk defa esofman altimla bir ortamda siritiyorum. Onur mesela sort giymis, dikkatli bakmayinca kamufle olabiliyor. Tabii midge’ler ona saldirmiyor, bu midge’lerin benle ne alip veremedigi var yahu!?

Muzik sahane, coskulu, yogun!.. Artik ben de icimden eslik ediyorum, hatta bizim grup -Asena, Monika, Onur- kafayla, ayakla melodiye tempo tutuyor. 20 dk sonra kafamizda tek bir melodi var. Tum bandolar ayni marsi caliyor. Arkadaslar repertuvarinizdaki baska sarkilari da calabilir misiniz? Sesten duyulmadi istegim, neyse.. Bence gayda bandosu ile gunumuz pop muziginden ornekler de denenebilir. Tabii icinde bulundugumuz bu her yil duzenlenen etkinligin amaci, 20 civarindaki sehrin gayda bandolarinin, toplamda 4-5 marsta mukemmelligi aramasi olmasaydi onerim belki kabul gorebilirdi.

Etkinlik neredeyse tum katilimcilarin bir odul kazanmasi ile biterken, her bireyi ekose etekli bir grup erkegin olanca testosteronlariyla oynadiklari futbol oyunu hafizamin derinliklerine yer etmekle mesguldu.

Etkinlik alanindan ayrildik, bulutlar aralanmis, hava hic olmadigi kadar aydinlik. Armagh’a donup Onur’u da bizle Letterkenny’e gelmeye ikna ettik. Yol boyunca ozellikle Donegal’e yaklastikca her virajda asiri modifiyeli ralli araclari motorlarindan ovunurcesine bagirarak seyrediyordu. Letterkenny’e yaklasip senede 1 defa olan o uzun trafik konvoyunu gorunce eyvahlar olsun seklinde hatirladigimiz sey ise Donegal Rally haftasonunun geldigi idi. Memleketteki tum bickin beyefendi ve hanimefendilerin Donegal’e gelip yiyip, icip, trafikte zaman gecirdikleri bu haftasonu bizim icin tum yilin en cekilmez haftasonuydu. Ustelik saat 23:00 olmasina ragmen hava da hala kararmamisti.

D8E_7651-6

Fotogünlük #57 – Asena, The Last Cloudbender

Posted on

Asena en sevdigi bitki ortusune dogru ilerlerken bulutlari da kadraj icin ozenle duzenliyor :p

D8E_6945-3