Category Archives: Spor

Fotogunluk #59 – Horn Head

Posted on

d8e_9090-8-blog

Gunler iyiden iyi uzamaya basladi. Firtina uyarilarina kulak asmayip attik kendimizi disari. Planda uzun bir yuruyus vardi ancak firtina Ewan kimseyle yuz goz olmak istemiyor, olanca kuvvetiyle bizi arabaya geri dondurmeye calisiyordu.
Firtina bulutu gecene kadar -1.5 saat civarinda- arabada uyukladiktan sonra iki bulut arasi geciste hemen falezin ucuna geldik. O en uca gitmedikce nedense icimde bir tamamlanmamislik hissi uyaniyor, illa o ayaklar sallanacak asagi.

dsc_3484-3-blog

Kayaliklarda martilari, denize dalis yapan gannet’leri izleyip siradaki yagmur bulutuna yakalanmadan arabaya donduk..

d8e_9118-18-blog

Fotogünlük #32 – Dunlewy Lough

Posted on
Dunlewy Lough

Dunlewy Lough – Fotoğrafı büyütmek için tıklayınız – Click to enlarge

32. Fotogünlük, bir kıyı yürüyüşünün dönüş yolunda karşılaştığımız manzaranın panoramik fotoğrafı.
Errigal Dağı‘nın hemen eteğinde yer alan bu göl ve çevresi mükemmel görünüyordu, panorama ile elimden geldiği kadar fotoğrafa aktarmaya çalıştım ancak gözümle gördüğüm o renkleri tam anlamıyla aktarmak ne yazık ki mümkün olmadı. Fotoğrafın çekildiği yeri aşağıda görebilirsiniz, bir kaç defa zoom out yaparsanız Dunlewy Gölü’nü ve Errigal Dağı’nı da görebilirsiniz.

Fotogünlük #30 – McSwyne’s Gun Loop

Posted on

PhotoGrid_1379800067650

Dunfanaghy’de bulunan yürüyüş yolunun kısa bir özeti..

21.09.2013

Fotogünlük #21 – Baloncuk

Posted on

BaloncukTarih: 06 Ekim 2012

Yer: Foça – Yeni Foça arasındaki koylardan birinde yer alan Club Mackarel.

Ekim ayı, denize girmek istiyoruz ancak artık tişört yetmiyor, üşüyor insan. Ya su buz gibiyse diye düşünürken suyla ilk buluşan ayaklarımız ‘oğlum su çok güzel ya’ diyor tüm vücuda, eh biz de atıyoruz kendimizi suya..

Sualtı #3

Posted on

Sualtı serisine devam ediyoruz. Neredeyiz derseniz tabii ki Foça’dayız.

Bayramın 1. günü evde oturduktan sonra 2. günü dayanamadım ve attım kendimi sahil kenarına. Onca rüzgâra, gece havanın serinliğine rağmen su çok soğuk değildi.  Av sezonunun açılmasına çok az bir süre(1 gün) kaldığından oldukça fazla balık görmeyi umuyordum, haksız da çıkmadım. (Not: Av sezonu 1 Eylül’de açıldı.)

Suya girdiğim gibi karşıma uçsuz bucaksız bir gümüş balığı sürüsü çıktı. O kadar çok vardı ki kendimi sardalya sürüsüne saldıran köpekbalığı gibi hissettim. Sağımdan ve solumdan geçip beni ortalarına alıyorlardı. Elimden geldiğince dalıp farklı açılar yakalamaya çalıştım. Aşağıdaki videoda, bahsettiğim satırların nasıl gerçekleştiğini bizzat göreceksiniz. Heyecanlı bir çekim oldu ancak kamera fazla sallandı, idare edin.

Not: Video’da “trrrrr” diye duyulan ses yaklaşık 50 metre ötemden geçmekte olan balıkçı teknesinin motorunun sesi.

Dikkat ettiyseniz balıklar hızla üzerime doğru yüzüyorlar. Bunun sebebi peşlerindeki yırtıcılar. Çatal kuyruk ve zargana adındaki bu avcılarla da 5-10 dakika sonra karşılaştım. Önce zargana sürüsü geldi karşıma, benden pek korkmasalar da hep güvenli mesafeyi korudular. Elimden geldiğince yakın çekim yapmaya çalıştım.

Not: Video’nun hemen başında görüntü sağa sola sallanıyor, gözlüğümdeki buğu bir türlü gitmek bilmeyince kafamı kuvvetle sallamaktan başka çarem kalmadı, kusura bakmayın 🙂

Çatal kuyruk, zargana sürüsü ve benim katkılarımla gümüş balığı sürüsü derinliklere doğru yol aldı, ben de fotoğraf çekmeye yöneldim. Karşıma soluk deniz tabanında adeta bir mücevher gibi parlayan kırmızı deniz yıldızı çıktı.

Ben deniz yıldızı fotoğrafları ile uğraşırken yanıma garip (cidden garip) bir nesne gelmiş. Açıkçası halen ne olduğunu bilmiyorum. Yuvarlak bir baloncuk gibi ve saydam ancak üzerinde kahverengi ve bej renkte çıkınıtları var. Bir bitki parçası da olabilir, hayvan parçası da. Küçük bir denizanası ya da yumurtamsı bir şey olma olasılığı da var tabii.. Çözemedim, fotoğrafını bloga koyarım belki bir bilen çıkar diyerek çekingence uzatıyorum makinayı. Denizin en tırstığım yönü budur, her an bilmediğin bir şeyle karşılaşabilirsin. Fotoğrafını çekmek için uzun süre uğraştım, denizanası türüyse zehirli olması kuvvetle muhtemel olduğundan su içinde terledim diyebilirim, kendisi tam olarak şöyle bir şey;

Bu oldukça hareketli günü kırdığım deniz kestanesine hücum eden, kapkara bir kayabalığının önderliğindeki balık sürüsünün videosu ile sonlandırıyorum. Hemen altta da kayabalığının mayolu boy fotoğrafı bulunuyor 😛

Tam sudan çıkacakken son bir video çekmek istedim, suyun dışından sualtına geçerek dipten kıyıya varmaktı amacım ancak balık sürüsü yine karşıma geldi, üstelik bu sefer onları kovalayan çatal kuyruk’u da kaydettim.

İyi seyirler.

Eylül ayı gelmeyeydi iyiydi, resmi olarak yaz ayı bitti bilmem farkında mısınız?

Küfür edesim var….

Sualtı #1 ve Sualtı #2 yazıları için tıklamanız yeterli.