Category Archives: Gösteri

Uilleann Pipes – Píb Uilleann

Uilleann Pipes

Uilleann Pipes’ın sesini duyduğumda 8-9 yaşlarındaydım, TRT’de verilen bir gösteride duymuştum. Sırtımdan ağrı bir ürperti hissettiğimi hatırlarım. O zaman adının bu olduğunu bilmiyordum ama çok etkilendiğim kesindi. 1994 yılında Riverdance, Eurovision yarışması esnasında gösterisini sunmuş ve dünya çapında patlamasını gerçekleştirmişti. Bu gösterilerle İrlanda müziğini, çalgılarını ve danslarını çok daha fazla sevmeye başladım. Ama o zamanlarda internet ve bilgisayar yoktu tabii. Televizyonda görüp duymadıkça, dinlemedikçe bu sesin, müziğin, dansın peşinden nasıl gidilecekti?

Zaman geçtikçe bilginin izinin daha rahat sürmeye başlamıştım. O sıralar Braveheart da gösterime girmişti. Hepimiz özgür İskoçya için mücadele etmiştik filmi seyrederken. Arkada da gayda çalıyordu. Ne kadar da büyüleyiciydi… Bu coğrafyada beni çeken bir şeyler vardı…

Bazen batının gözünden nasıl  ki her çekik gözlü Asyalı ha Çinli ha Japon sayılıyordu, İrlanda ya da İskoçya bizim baktığımız noktadan çok farklı görülmüyordu. Birileriyle sohbet edince İrlanda, İskoçya fark etmeden akla ilk gelen enstrüman gayda, kıyafet ise kilt oluyordu. Etek giyen kuzeyliler..

Hayır Uilleann Pipes, İskoç gaydası gibi değildi. Ayakta çalınmıyordu, şekli aynı değildi, sesi aynı değildi. İrlandalılar etek giymiyordu. En azından temel olarak gördüklerim, bildiklerim bunlardı. Fakat bu bilgiler o sesleri yanı başıma ulaştırmıyordu. O zamanlar, günün birinde Uilleann Pipes’ın memleketine gelebileceğimi ve orada yaşayabileceğimi nasıl bilebilirdim?

Kaynak: itma.ie – Turlogh McSweeney – The Donegal Piper

Daha geçenlerde tiyatronun önünde buranın yerel gençlik gruplarından birinde bu enstrümanı çalan bir çocuğu dinledik. Daha önce de birkaç etkinlikte dinleme fırsatımız olmuştu. Sonra Donegal bölgesinde yaz mevsiminde yapılan Earagail Art Festival kapsamında geleneksel İrlanda müziği konserleri vardı. Burada bulunan bir müzik okulunun öğretmenleri çaldı biz dinledik.

İlk kez bu konserde bu alete bu kadar yaklaştım ve yakından inceleme fırsatı buldum. Letterkenny, çok büyük bir konser salonuna sahip değil. Ufak konser salonunda en öne geçip oturduk. Videolardan, konserlerden vs. seyrederken çalmaya hazırlık aşamasına pek denk gelmiyor insan. Hani orkestra çalmaya hazırlanır, keman ses verir, herkes akordunu yapar ya, işte bu tulumun akort aşaması epey meşakatliymiş. Öncelikle bu aleti giyip kuşanıyorsun. Dizliği yerleştirmek, dirsek/körük kısmını (bellows) koluna geçirmek, tulumu (bag) şişirmek, boru kısımlarının (drones) kontrolü, üzerindeki diğer tuş takımının (regulators) ayarı, flüt (chanter) kısmının ayarı derken epey işle uğraşılıyor. Her yerinden ayrı bir ses çıkıyor aletin. Ne kadar da ayrıntılı bir çalgıymış meğer. Flüt kısmından melodi elde edilirken flütün ucunu dizdeki deri kumaşa değdirerek kapatıp açmak suretiyle farklı bir ses aralığı sağlanıyor, parmaklar flütte, dirseğin biri tuluma hava veriyor, diğer dirsek tulum kısmını tutuyor, hava üfleyen kolun bilek kısmı aletin üzerindeki tuşlarla ayrı bir ses çıkarıyor, bazen elin biri serbest kalıp oraya destek veriyor. Hayranlığım katlandı.

(Bu arada terminolojime kulak asıp güvenmeyin, müzikle ya da enstrümanlarla herhangi bir şekilde profesyonel bir bağım yok. Kendimce yazıyorum kelimeleri. Bahsettiğim işlemlere, enstrüman parçalarına Türkçede verilen terimler varsa öğrendiğimde düzeltirim.)

Bu arada o kadar dirsek dirsek dedik; Uilleann, İrlanda dilinde dirsek demek. Enstrüman, adını çalınış şeklinden almış. Yukarıda anlattığım gibi hava, dirsekteki pompa görevi gören kısımla kontrol ediliyor. Türünün en gelişmiş ve teknolojik olanı bu tulummuş. Oturarak çalınıyor, bu sebeple de genel olarak kapalı alan çalgısı olarak kabul ediliyor. İrlanda savaş tulumları bu yönüyle Uilleann Pipes’dan ayrılıyor. Amacım bu tulumlar, gaydalar arasındaki farkları, benzerlikleri ayrıntılı ve ansiklopedik bir şekilde yazmak olmadığından işin bu kısmına girmiyorum. Yetmiş kadar türü varmış bu tulumgillerin.
60’larda 70’lerde Uilleann Pipes artık çalınmaya çalınmaya yok olma, unutulma noktasına gelmiş. Daha sonra birkaç müzisyen bu kültürü yeniden canlandırmışlar, sonra da hızlı bir şekilde tırmanışa geçmiş. Ne iyi etmişler… Üzerinde ustalaşması en zor çalgılardan biri olarak kabul ediliyor. İrlandalı müzisyen Seamus Ennis bu alette ustalaşana kadar en az yirmi yıllık bir hazırlık dönemi olduğunu söylemiş meselâ. Görünce hak vermedik değil hani.

Bu çalgının özellikleri hakkında aşağıdaki bağlantıdan bilgi edinebilirsiniz:

http://pipers.ie/resources/instrument/

http://www.irelandseye.com/aarticles/culture/music/traditional/ulil.shtm

Bu hikâyede duyup da peşinden gittiğim tek enstrüman uilleann pipes değildi, yanında bir de bodhrán vardı. O da başka bir yazıya artık.

***

Aşağıdaki linklerden bazı Uilleann Pipes örnekleri dinleyebilirsiniz.

Doinna by John McSherry

Caoineadh Cu Chulainn – Davy Spilanne (Riverdance) –

John McSherry ve Francis McIduff

Bu video da gittiğimiz konserden:

Videonun başında akort sürecini de görebilirsiniz biraz. Ceol Na Coille – Earagail Art Festival

Fotogünlük #33 – Titanic Dance

Posted on

İrlanda’ya geldiğimizden bu yana görmek istediğimiz Irish Dance’in ayağımıza gelmesi (eve 100mt uzaklıkta) bizi oldukça mutlu etti. Titanic Dance adlı grup Letterkenny’deki An Grianan Tiyatrosu‘nda Titanic’in bilinen hikayesini konu alan bir dans sergilediler. Bizim amacımız bir River Dance gösterisi izlemek olsa da River Dance gösterilerinde seyirci sayısı nedeniyle şovu onlarca metre uzaktan izlemek zorunda kalacağımızı biliyorduk. Bu sebeple Titanic Dance’i 7. sıradan takip etmek ve dansın her hareketini, sanatçıların mimiklerini göz ile görebilmek bizim için unutulmaz bir deneyim oldu.

The fact that Irish Dance, we wanted to see by the time we moved to Ireland, came to our feet; made us very happy. A group called Titanic Dance displayed a show based on the known tale of Titanic at An Grianan Theatre in Letterkenny. Eventhough our aim is to see a River Dance show, we are aware that we have to watch the show several tens of meters away because of the number of audience. So, watching Titanic Dance from the 7th row and to witness nearly every move and mimic of the dancers was a notable experience for us.

Ateşten Klarnet – The Fire Clarinet

Posted on

Derry/Londonderry’de düzenlenen Lumiere festivalinin alevli gösterilerinin yapıldığı St. Columbus Parkı’nda dolaşırken ister istemez bu sese doğru yöneldik. Adeta büyüleyici bir etkisi vardı, uzun süre ayrılamadık başından. Canlısı kadar olmasa da halen etkileyici bence..

2013-12-01 20.41.42

We headed unavoidably for this tune while we were walking around the St. Columbus Park where the Fire Garden Show  of Lumiere Festival was held in Derry/Londonderry. It had a fairly amazing impact on us, we spent quite a lot time just watching/listening the artist. It is still amazing but of course not as good as the live one..

NI International Airshow – Portrush

flying man31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde Kuzey İrlanda, Portrush’ta uluslararası bir hava gösterisi vardı. Airshow’u duyar duymaz Türk Hava Kuvvetleri’nin İzmir’deki 100. yıl kutlamalarındaki gösteriler geldi aklıma. Buradakinin öyle olmayacağını biliyordum ama heyecanlandım yine de. İş sebebiyle ilk gününü kaçıracaktık ama Pazar günkü gösteriye gidelim en azından dedik ve fotoğraf kulübünden Polonyalı arkadaşımız Monika ile birlikte çıktık yola Cumartesi akşamdan.

Gösterinin yapılacağı Portrush sevimli bir kıyı kenti. Kıyıda olmasının etkisiyle olsa gerek içeri kısımda kalan şehirlere göre daha hareketli. Gösteri için de gelenler de kalabalık yapıyor tabii.

Akşam şehir merkezinde dolandık. Bir yandan etrafa bakınıyor bir yandan da her gördüğüm çalıdan böğürtlen topluyordum üçer beşer.

Cumartesi akşamdan gelmek geç bir karar olduğundan tek bir hostelde boş yer bulabildik. O da şansımızda Mayıs’ta açılmış, yepyeni ve tertemiz bir yer çıktı. Kuzey İrlanda’da Portrush, Giant’s Causeway, The Dark Hedges vb. yerleri görmek isteyenler bu hosteli merkez üs olarak seçebilirler. Ayrıntıları yazının sonunda görebilirsiniz.

Hostelde gayet keyifli vakit geçirdik. Mekânın sahipleri ve oradaki misafirlerden kaçırdığımız gösteriyi dinledik, ertesi gün gösteri için en ideal seyir yerini, gösteriden sonra görmeyi plandığımız yerlere en uygun ulaşımı öğrendik ki gösteri sonrası trafiği düşününce aldığımız tüyolar çok yardımcı oldu.

Pazar günü kötü bir havayla uyandık. Yağmur yoktu ama deli gibi bir rüzgâr vardı ve epey soğuktu. Doğru düzgün bir plan için gösteri programına ihtiyacımız vardı fakat adamlar kitapçığı 5 pounda satıyordu. Çok şaşırdım, çok saçma geldi.

helikopter

Uluslararası bir gösteri söz konusu, yurtdışından insanların gelmesini bekliyorlar ama ne kendi web sitelerinde ne başka yerde program yayınlamıyorlar. Hadi biz buradaydık da iyi ya da kötü görelim dedik. Fakat içeriğini bilmediğim bir gösteriye neden geleyim ki diye düşünüyorum. Hangi ülkelerin akrobasi ekipleri var, hangi tür uçaklar var, ne tür bir hava gösterisi olduğunu bilmiyorsam ne diye ülke dışından zahmet edip geleyim anlam veremiyorum. Gösteri alanında da bu belirsizliğe 5 pound gibi azımsanmayacak bir miktar istemeleri sinirlendirdi beni.

glider1

glider2

Adamların yanına gittim bir hışım. Para konusunda bana mısın demiyorlar. Sorun kitapçığın 5 pound olmasından da öte paralı olmasıydı bence.

Yukarıda saydığım sebepleri anlattım. Ayrıca hava kötü ve önceki gün birçok gösteri iptal olmuş, bugün hava daha da kötü ve yine iptaller olacağı konuşuluyor Facebook sayfanızda ve siz belki de hiç göremeyeceğimiz gösterilerin programını parayla satıyorsunuz, güncellemelerden de haberdar etmiyorsunuz’ diye devam ettim. Sonuç: ‘Belki üstümüzden bir kuş geçeeeer..’

Kitapçığa 5 pound verip almış kişilere de ‘Abi bir bakıp vereceğim’ diyemiyorsun, herkes koynuna sokmuş saklıyor. En son “ehh yeter” dedik ve aldık programı. Sonra elbette ki pişman olduk, gösterilerin çoğu iptal olmuştu hava sebebiyle ve hiçbir şey programa uygun gitmiyordu tahmin ettiğimiz üzere. Resimlerine baktık biz de..

aircrafts
Helikopterler ve küçük uçaklar vardı genelde. Tek eğlenceli olabilecek olan Red Arrows’u Cumartesi kaçırmıştık maalesef. Başka da süpersonik uçak vb. yoktu. Üç hava aracını bir arada göremedik şöyle güzelce. Tek keyif aldığımız planör ve daha önce görmediğim türde minik bir helikopter oldu. Onun dışında son derece tırt bir organizasyondu diyebilirim. Delicesine yediğimiz rüzgâra, titrememize değmedi.

Baktık olmuyor, trafiğe de kalmayalım diyerek erken ayrıldık ve önceden planladığımız üzere The Dark Hedges’e gittik. Fakat havanın daha iyi olduğu bir zamanda Giant’s Causeway ve Causeway Coastal Route gezisini de dâhil ederek Portrush tarafına yeniden gitmeyi planlıyoruz. The Dark Hedges yazısını buradan okuyabilirsiniz.

***

Portrush- Hostel:

Portrush Townhouse, 6 Bath Street, Portrush, Portrush, Northern Ireland

http://www.hostelworld.com/hosteldetails.php/Portrush-Townhouse/Portrush/75877?sc_sau=sfab&sc_pos=1

Kimbra

Posted on

Hanımlar, Beyler;
Kimbra 14-15 Temmuz 2012 tarihlerinde Efes Pilsen One Love Festival’e geliyor ve kısmetse, o tarihte hayat arkadaşım olacak olan diabolo ile O’nu izlemeye gideceğiz. Çok ilginç olacağı kesin, aynı aşağıdaki şarkı gibi..

İyi seyirler..